8 Nisan 2009 Çarşamba

Sahiden anlamadık!

Sahiden anlamadık!

Issız Adam filminin olay yaratan ve çok sevilen şarkısı "Anlamazdın" bile çalıntı çakma çıktı, daha ne diyelim...

Çağan Irmak'ın son filmi Issız Adam milyonlarca kişi tarafından izlendi ve büyük bir ekonomi yarattı. Filmin çekildiği restoran ve barlar dolarken film müziklerine olan talep de arttı. Issız Adam'ın müziklerinden oluşan CD satışları 100 bini geçerken Ayla Dikmen, Nil Burak, Semiramis Pekkan ve Hümeyra gibi sanatçıların 45'lik plakları da sahaflarda kalmadı.

OYSA NE ÇOK SEVMİŞTİK
Çağan Irmak'ın 'Issız Adam' filmi sayesinde tekrar hatırlanan Ayla Dikmen'in filmin finalinde çalan eşsiz şarkısı ANLAMAZDIN eskileri geçmişe götürürken, yeni nesilide 70'lerin dünyasına götürdü. Aşıkların vazgeçilmez şarkısı haline gelen, Issız Adam filminin son sahnesinde dinleyip hüngür hüngür ağladığımız o şarkı da aranjman çıktı. Leo Dan'ın seslendirdiği Una Calle Nos Separa adlı şarkının Türkçe sözlerini Fikret Şenes yazdı. Oysa ne çok sevmiştik. Şimdi aşklarımız bu aranjmanla gölgelendi... Şimdi insanın aklına HERŞEYİMİZ Mİ ÇALINTI olmalı diye gelmiyor değil..


http://www.sinemakeyfi.com/news.php?id=1417

Devam filmlerinin babası seçildi: Baba 2

Devam filmlerinin babası seçildi: Baba 2

Tüm zamanların en iyi devam filmi, Brando’nun başrol oynadığı, Coppola imzalı Baba II seçildi...

Her filmin devamı merakla beklenir. Bu yaza damgasını vuracak yapımların da devam filmleri olacağı konusunda tartışmalar sürerken, Times Online internet sitesi ilkini gölgede bırakmayı başaran devam filmlerini seçti. Listede yok yok, ancak elbette öne çıkan filmler var. İlk sırayı Baba 2 / Godfather 2 alırken, Terminator 2: Judgement Day, Aliens ve Before Sunset gibi filmler de hemen kendilerini belli ediyor.

1- Baba 2
Yalnızca en iyi devam filmlerinden biri olarak değil, tüm zamanların en iyi filmlerinden biri olarak kabul edilen Baba 2, tartışmasız bir Francis Ford Coppola harikası. İlk filmin yarısı Marlon Brando’nun canlandırdığı Vito Carleone’nin ailesini korumak uğruna suç ve suçlularla dolu hayatta kalma mücadelesini izleyiciye sunarken, diğer yarısı da oğlu Michael’ın ailesini birarada tutmaya çalışmasını anlatmıştı. Altı Oscar kazanmış devam filmi ise mafya filmlerini adeta yeniden şekillendiriyor ve izlenmediği takdirde seyirciye çok şey kaybettireceğini hatırlatıyor.

2- Mad Max 2
Sinemaseverlerinin kalbinde kendine ayrı bir yer edinen Mad Max 2, ilkinin de önüne geçmeyi başarıyor. İlk filmde ailesini kaybeden Max, bu filmde çetelerin baskısı altında yaşamaya çalışan bir grup insanın yanında yer alıyor ve onları koruyor. Sinema tarihinin en unutulmaz sahnelerinden bazılarını barındıran 1981 yapımı film, Mel Gibson’ın da hayran kitlesini çoğalttığı yapım olarak hafızalara kazınmıştı.

3- The Dark Knight
Batman Begins’in Batman filmlerine farklı bir bakış açısı getirdiği ve yarasa adamı da alıştığımızın aksine daha insani bir yönden görmemizi sağladığı düşünülürse, The Dark Knight da bir devam filmi sayılır. Hem de ne devam filmi! Kara Şövalye’nin eksiklikleri, kahramanlığı, yüreği ve ona dair daha pek çok şeyi bulmanın mümkün olduğu film, 2008’in en fazla gişe hasılatı yapan yapımlarından biri olmuştu. Heath Ledger’ın yarattığı yeni Joker portresi ise filmin diğer hiçbir Batman filmine benzememesini ve unutulmazlar arasında yerini almasını sağlıyor.


http://www.sinemakeyfi.com/news.php?id=1418

Agrado Ankara’ya geliyor!

Antonia San Juan, Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nin konuğu olarak Ankara’ya geliyor.

“İspanya’nın haşarı kızı” olarak da tanınan, Almodovar’ın ‘Annem Hakkında Her Şey’ filmindeki Agrado rolüyle uluslararası bir üne kavuşan Antonia San Juan, Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nin konuğu olarak Ankara’ya geliyor.

San Juan’ın yönetmenliğini yaptığı üç film Türkiye’de ilk kez Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nde gösterilecek. 7-14 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek 12. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali dünyaca ünlü bir sanatçıyı daha konuk ediyor. Pedro Almodovar’ın ‘Annem Hakkında Her Şey’ filminde Agrado rolüyle kalbimizi fetheden Antonia San Juan, yönetmenliğini yaptığı üç filmin gösterimi için Ankara’ya geliyor.

Tiyatroyla başlayan oyunculuk
1961 yılında Kanarya adalarında dünyaya gelen San Juan, 19 yaşındayken Madrid’e yerleşti. İspanyol Filolojisi tiyatro topluluğuyla başladığı sahne hayatını iki sene sonra, tek başına yazıp oynadığı oyunlarla sürdürdü. Kısa bir süre sonra da kendi tiyatrosunu kurdu ve burada, kabareler ve komediler dışında Luis Miguel Segui başta olmak üzere pek çok önemli İspanyol oyuncunun rol aldığı bir ya da iki kişilik oyuncular sahneye koydu.

‘Analarının Oğulları’, ‘Diğer Kadınlar’, ‘Yazar Kadınlar, Erkekler’ ve ‘Bir Kadın’ gibi çok tanınan oyunlarıyla sadece bütün İspanya’yı etkilemekle kalmadı, İspanyolca konuşan Latin Amerika ülkeleriyle İtalya, Romanya gibi ülkelere de turneler düzenleyerek seyircisini çoğalttı. Küçük kadrolu oyunlarla yetinmeyen sanatçı son olarak 2008’in sonunda perde diyen ve bugün hâlâ kapalı gişe oynayan Henry James’in ‘Bir Boston Evliliği’ adlı oyununu sahneye koydu.

Ruh ikizi Almodovar’la çalıştı
1997’de ‘Pardon Canım Ama Lucas Beni Seviyor’da küçük bir rolle sinemaya başlayan sanatçı, özellikle yönetmen Miguel Albaladejo’nun komedilerindeki oyunculuğuyla dikkat çekti. Uluslararası başarıya ise dördüncü filmi olan ‘Annem Hakkındaki Her Şey’deki (2000) Agrado rolüyle ulaştı. Yaratıcılıkta ve sansasyonda ruh ikizi sayılabilecek Pedro Almodovar’ın ona özel yazdığı repliklerle seyirciyi büyüleyen San Juan, bu rolüyle pek çok ödüle aday gösterildi ve İspanyol Oyuncular Birliği’nin kadın oyuncu ödülünü aldı.

Ardından, Ramón Salazar’ın kült filmi ‘Taşlar’da ilk başrolünü oynayan oyuncu, 2001 yılında ‘V.O.’ adlı kısa filmle kamera arkasına geçti. Goya Ödüllerine aday olduğu bu filmin ardından ‘Te llevas la palma’ (2004) ve ‘La China’ (2005) adlı filmleri yönetti ve pek çok ödül topladı. San Juan, ilk uzun metrajlı filmi olan ‘Tú eliges’in çekimlerini yakın zamanda tamamladı.

“Sinemanın güzellik dışında bir kıstası olmalı”
Kadın oyuncuların işinin zor olduğunu, eğer bir Meryl Streep değilseniz bir kadın olarak 40 yıla yayılan bir kariyere sahip olmanın neredeyse imkansız olduğunu söyleyen San Juan, modellerin sinema oyunculuğu yapmasına karşı olduğunu ve sinemanın güzellik dışında bir kıstası olması gerektiğini söylüyor.


7-14 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek 12. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde dört filmiyle yer alacak olan Antonia San Juan, Pedro Almodovar’ın meşhur filmi ‘Annem Hakkında Her Şey’ filminin gösterimin ardından ise seyirciyle buluşacak.

Festival seyircisi ayrıca, San Juan’ın ‘V.O.’ ve ‘La China’ filmlerinin yanı sıra çekimlerini yeni tamamladığı ilk uzun filmi ‘Tu Eliges’i de Türkiye’de ilk kez izleme şansı bulacaklar.

John Malkovich İstanbul Film Festivali'ne konuk oluyor!

Beyazperdenin karizmatik karakter oyuncusu, yapımcıve yönetmen John Malkovich, Akbank sponsorluğunda gerçekleşen 28. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin konuğu olarak İstanbul'a geliyor.

Usta oyuncu John Malkovich,Akbank sponsorluğunda gerçekleşen 28. Uluslararası İstanbul film Festivali'nin konuğu olarak İstanbul'a geliyor. Malkovich, 10 Nisan Cuma günü saat 13.30'da Emek Sineması'nda "Belalı Düğün" adlı filmin gösteriminden önce izleyicilerin karşısına çıkacak. John Malkovich'e Emek Sineması'nda yapılacak bu özel törende İstanbul Film Festivali'nin "Sinema Onur Ödülü" sunulacak.

John Malkovich ayrıca 10 Nisan Cuma sabahı bir basın toplantısı yaparak basın mensuplarının sorularını yanıtlayacak. Basın Toplantısı'nın saati ve mekânı daha sonra duyurulacak.

John Malkovich'in başrolünde oynadığı Steve Jacobs'ın "Utanç / Disgrace" adlı filmi, Festivalde Altın Lale için yarışacak filmler arasında. Nobel ödüllüyazar J.M. Coetzee'nin romanından beyazperdeye uyarlanan "Utanç", Toronto Film Festivali'nde Eleştirmenler Birliği FIPRESCI Ödülü'nü aldı.Güney Afrikalı biredebiyat profesörünü canlandıran John Malkovich'in performansı ise eleştirmenlerden tam not almıştı. "Utanç", festivalin ikincihaftasında izleyicilerle uluslararası jürinin huzuruna çıkacak.

1953 yılında Amerika'da doğan oyuncu,yapımcı ve yönetmen John Malkovich, 70'ten fazla filmde rol aldı. Üniversitede tiyatro eğitimi gören Malkovich, 1984 yılında "Places in the Heart" ile sinemakariyerine başladı ve Oscar'a aday gösterildi. Aynı yıl başrolde oynadığı savaşfilmi "The Killing Fields" büyük beğeni topladı. "Dangerous Liaisons"daki Vicomte de Valmont rolüyle hafızalara kazınan Malkovich, "In the Line of Fire"daki politik suikastçı rolüyle de Oscar ve Altın Küre ödüllerine aday oldu. Başrolünde oynadığı "Con Air", "The Man in the Iron Mask", "Rounders", "Changeling" gibi filmleriyle kendine bir hayran kitlesi yaratan Malkovich'in en alışılmadık rolü ise kendini oynadığı Spike Jonze filmi "Being John Malkovich" oldu.Başarılı sinema kariyerine devam eden Malkovich tiyatro bağlarını da koparmadı. Aynı zamanda yapımcılık ve yönetmenlik de yapan Malkovich'in yönetmenliğini üstlendiği "Dancers Upstairs" 2002 yılında İstanbul Film Festivali'nde izleyiciyle buluşmuştu.


http://www.sinema.com/makale/1-7610/john-malkovich-istanbul-film-festivali-ne-konuk-oluyor

Lopez'in B Planı

Plan B projesinde Jennifer Lopez'in kalbini hoplatan erkek belli oldu: Alex O'Loughlin!

(8 Nisan 2009) Plan B projesi için uzun bir süredir Jennifer Lopez'e eşlik edecek fazla popüler olmayan, adı Lopez'i bastırmayacak, yakışıklı bir erkek oyuncu aranıyordu. Yapımcılar Alex O'Loughlin'de karar kıldılar. Kendisi daha önce The Invisible ve August Rush'da rol almıştı.

Çocuklarıyla ilgilendiği için beyazperdeden uzak duran Jennifer Lopez bir romantik komedi ile dönmeye hazırlanıyor. Plan B'nin son derece güncel bir hikayesi var. Yıllardır yalnızlık çeken ve hayatının aşkını bulamayan bir kadın, anne olmaya karar veriyor ve bekar kadınlara uygun yöntemlerle yapay döllenme yaptırıyor.

Kısa bir süre sonra ise işlemin başarılı olduğunu ve hamile olduğunu anlıyor. Fakat mutlu haberi aldığı gün, aynı zamanda hayatının aşkıyla tanıştığı gün oluyor. Lopez, "babasız" bebeğiyle ilişkisini birlikte götürmek istiyor.


http://beyazperde.mynet.com/haber.asp?id=13416

Al Napolyon!

Usta aktör Al Pacino bir aile filminde Napolyon'u canlandırmaya hazırlanıyor...

(8 Nisan 2009) Napolyon’un St.Helena’daki son yıllarına ve bir İngiliz olan Betsy ile ilişkisine ışık tutacak olan ve bir çocuk kitabından uyarlanan Betsy and the Emperor'ın Napolyon'u belli oldu. Al Pacino tarihi karakteri canlandırmak için kamera karşısına geçecek. Projenin yönetmenliğini John Curran üstleniyor.

Usta oyuncu en son Orjinal Cinayet(ler) filminde rol almıştı. Fakat Robert De Niro ile birlikte rol aldığı film izleyicide tam bir hayal kırıklığı yaratmıştı. Bakalım yıllardır konuşulan Betsy and the Emperor, unutulmaz bir Pacino deneyimi ortaya koymayı başaracak mı?


http://beyazperde.mynet.com/haber.asp?id=13417

7 Nisan 2009 Salı

Cannes ilk defa bir animasyon filmiyle açılıyor!

62. Cannes Film Festivali 13 Mayıs 2009 Çarşamba günü gerçekleşecek açılış töreni ile başlayacak. İlk kez bir animasyon filmi 3 D olarak Cannes Film Festivali’nin açılış töreninde gösterilecek.

Disney Pixar’ın yapımı John Lasseter’ın gözetiminde yapımı tamamlanan yeni animasyon filmi “Yukarı Bak - Up” Disney Digital 3DTM formatıyla, 62. Cannes Film Festivali’nin 13 Mayıs 2009 Çarşamba günü gerçekleşecek açılış töreninde gösterilecek film olacak.

“Yukarı Bak - Up”, hayatı boyunca yaşamak istediği macera hayalini gerçekleştirmek için evine binlerce balon bağlayıp Güney Amerika'nın vahşi doğasına doğru yolculuğa çıkan 78 yaşındaki baloncu Carl Fredricksen'ın hikayesinin anlatıldığı yeni bir komedi. Ancak Carl, yolculuğa başladıktan sonra en büyük kabusunu da yanında götürmekte olduğunu fark eder: 8 yaşındaki, fazlasıyla iyimser bir doğa kaşifini.

16 Ekim’de Türkçe dublajlı olarak Türkiye de vizyona girecek olan “Yukarı Bak”, “Sevimli Canavarlar”ın yönetmenliğini yapmış ve Pixar’ın ilk animasyon sinema filmi Oyuncak Hikayesi’nin hikayesi ve karakterlerinin geliştirilmesine katkıda bulunan ve animasyon şefi olarak görev alan Pete Docter tarafından yönetildi. Bir Böceğin Yaşamı filminde storyboard çizeri olarak görev aldı, Oyuncak Hikayesi 2 filminin hikaye taslağının oluşturulmasında çalıştı. Filmin ortak yönetmeni Bob Peterson da Kayıp Balık Nemo filminin senaristi ve yazarlarından.

Cannes Film Festivali, 13 Mayıs Çarşamba gününden, Pazar 24 Mayıs 2009’a kadar devam edecek.


http://www.sinema.com/makale/1-7606/cannes-ilk-defa-bir-animasyon-filmiyle-aciliyor